BİLGELİKYOLU

Sevgiye ve Bilgiye sınır yoktur

RENKLERİN GÜCÜ

Işıkla sağlık arasındaki ilişkiyi hepimiz biliyoruz. En önemli sağlık kaynağımız elbette güneş. Tıpkı güneş gibi güneşin renklerinin de insanların sağlığı üzerinde önemli bir etkisi olduğu söyleniyor. Renkle tedavi dünyanın pek çok ülkesinde uygulanıyor.

Renk terapisi uzmanları, renk terapisini şöyle tanımlıyorlar: “Metabolizmada sağlıklı bir denge sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemi.”

Renk terapistleri her rengin belli bir özelliği olduğunu ve bu özelliklerine göre de çeşitli hastalıkların tedavisinde iyi sonuçlar verdiğini iddia ediyorlar. Her rengin bir de tamamlayıcı rengi var. Kırmızıyı turkuvaz, turuncuyu mavi, sarıyı mor, yeşili macenta tamamlıyor. Bazen renkleri tek tek, bazen de tamamlayıcı renkleriyle bir arada kullanmayı tercih ediyorlar.

Ruslar’ın geliştirdiği bir renkle teravi yönteminde, gözlük biçiminde bir alet kullanılıyor. Bedeninizin hangi renge ihtiyacı varsa, belli sürelerle o gözlük sayesinde ihtiyacınız olan renge bakıyorsunuz. Kimi tedavi yöntemlerinde de vücudun hasta bölgesine renkli ışık veriliyor.

Kırmızı canlandırır:

Canlı, neşeli ve cazip görünmek istediğinizde ne renk giysi giymeyi tercih edersiniz? Tabii ki kırmızı. Renklerle terapi uygulayanlar da kırmızının bu özelliğinden yararlanıyorlar. Kırmızının, sahip olduğu yoğun enerji nedeniyle, insanların fiziksel öğelerini uyandırdığını ve daha etkin bir biçimde faaliyete soktuğunu söylüyorlar.

Ama, dikkat çektikleri bir nokta var: Kırmızı, intikam, kin, mantıksız bir cesaret, aşk ve seks duygularını da harekete geçirebileceği için dozunu iyi ayarlamak gerekiyor. Kırmızı, aşırı bir dozda uygulandığı takdirde, duygusal düzensizliklere ve depresyona yol açabiliyor.

Her şeye rağmen kırmızı, vücut sıcaklığını arttırmak ve kan dolaşımını hızlandırmak için uygun bir renk.

Turuncu neşelendirir:

Turuncu, neşenin ve bilgeliğin sembolü. Turuncunun insanlardaki sosyalleşme duygularını faaliyete geçirdiği söyleniyor. Turuncu adale sistemine de iyi geliyormuş.

Tabii onun aşırısının da olumsuz sonuçları var. Turuncunun aşırı kullanımı, sinir sistemini olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle onu yeşil ve mavinin tonlarıyla birlikte kullanmak gerektiğine dikkat çekiliyor.

İnsanlar, depresyon ve duygusal dengesizlik hallerinde ve sindirim sistemi rahatsızlıklarında da turuncuya başvurulabilirlermiş.

Sarı moral verir:

Sarının verdiği enerjinin, kişinin zihinsel faaliyetlerimizi her yönüyle harekete geçireceği iddia ediliyor. Moral bozukluğunu giderebileceği gibi yaşama sevinci ve gücü de aşılayabilir, sarının yardımıyla insandaki iyimserlik ve kendine güven duyguları artarmış.

Renk terapistleri, sindirim, mide, bağırsak ve mesane rahatsızlıklarında sarı rengi kullanıyor ve sarı renk ve onun altın sarısı tonlarının, hem hayati vücut fonksiyonları, hem de zihin üzerinde olumlu etkiler yarattığını söylüyorlar.

Yeşil sakinleştirir:

Yeşil sembolik olarak ümidi temsil eder. Yeşil, dünyada en çok bulunan ve en çok çeşidi olan renktir. Renk terapistleri ağaçları, ormanı sevmemizin, onun sakinleştirici bir özellik taşımasına bağlıyorlar. Sinir sistemini dengeleyici, ritmik düzeni koruyucu ve ateş düşürücü etkileri olduğunu söylüyorlar. Dostluk, ümit, inanç ve barış duygularının geliştirilmesinde de yeşil rengin enerjisinden faydalanıyorlar.

Ayrıca, yeşili kalp rahatsızlıklarında, yüksek tansiyonda, baş ağrısı ve bitkinlik hallerinde tedavi amaçlı olarak kullanıyorlar.

Mavi dinlendirir:

Mavinin dinlendirdiğini deneyimlerimizle biliyoruz. Denizin karşısında oturup seyretmekten daha dinlendirici ne olabilir ki? Renk terapistleri de bunu iddia ediyorlar. Vücut enerjisini dengelediğini, solunum sistemini güçlendirdiğini, yüksek tansiyonu düşürdüğünü, çeşitli boğaz sorunlarını giderdiğini söylüyorlar.

Ayrıca sezgilerin güçlendirilmesi ve üzüntü duygusunun giderilmesi için, mavinin çok uygun bir renk olduğunu belirtiyorlar. Mavinin enerjisi, sanatsal duyguların ve ilham kaynaklarının geliştirilmesinde de etkiliymiş.

Lacivert yatıştırır:

Renklerle tedavi alanında, mavinin diğer koyu tonları gibi lacivert de, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde çok etkin bir yere sahip. Lacivertin de yatıştırıcı ve dinlendirici bir yanı olduğundan söz ediliyor.

Mor dengeler:

Mor, denge rengi. Bu yönüyle de, fiziksel ve ruhsal dünyamızın enerjileri arasında sağlıklı bir denge kurulmasını kolaylaştırıyormuş. Eklem iltihabı hastalıklarında, maviye yakın mor renk kullanılıyor.

Ayrıca, bazı sindirim sistemi sorunlarının giderilmesi ve çeşitli minerallerin vücut tarafından kullanımı, bu renk ile ayarlanabiliyormuş. Mor, insanlardaki rüya aktivitelerini de geliştiriyormuş.

(İnternet)

Reklamlar

14/03/2010 Posted by | - Renklerin gücü, ALTERNATİF TERAPİLER | , , , | Yorum bırakın

SEVGİNİN ETKİSİ

         

          

             Sevgiyi incelediğimizde, onun bitmez tükenmez bir kaynak olduğunu keşfederiz. Bu kaynak sayesinde fiziksel, ruhsal ve tanrısal dünyaların değişik ortamlarıyla haberleşebiliriz. Daha önce de gördüğümüz gibi, tüm enerji titreşimleri kendilerini değişik frekanslarda gösterirler. Demek oluyor ki, sevginin gücü, iç dünyamızın kuvvetlerinden  çok daha etkili (yüksek ve hızlı) titreşimler sergilerler. Bu gerçeğin farkına vararak, onların günlük yaşamımızda kendilerini ortaya koymalarını keşfedebiliriz.

 

            Sevgi, özgürlük kaynağı

 

            Sevginizin ateşini körükleyin, sizi boğan ve sizin hareketinizi kısıtlayan bütün bağları yakıp yok edin. Sevginizin parıldayan ışığı utanma, acı ve korkuların barındığı karanlık bölgeleri de yok edececektir. Işığın belirmesini sağladığınız anda, tüm bu saydıklarımızın kaybolduğunu göreceksiniz!.

Sevgi, korkunun karşıtıdır. Kişi kendini üzgün, bunalımda veya yalnız hissediyorsa,  bu onun sevgi eksikliği yaşaması yüzündendir. Eğer sevgisinin ateşini biraz olsun canlandırabilirse, küllerden tekrar doğduğunu ve yeniden parıldadığını görürsünüz.

 

            Düşmanlığa karşı sevgi

 

            Kişi kendini sevmeyi ve içindeki yaşam ateşini körüklemeyi öğrendiği zaman, bu ışığı başkalarına da yayabilir. Düşmana karşı beslenen sevgi, tümüyle özgür hareket eden ileri seviyedeki ruhlardan ödünç alınmış bir yöntemdir.

            Bildiğiniz gibi, sevginin gücü sınırsızdır ve her tarafta bulunur. Üstad Peter Deunov, bu konuyu şöyle dile getirmiştir.

 

            “Sevgi yolu, tehlikesizce yürüyebileceğimiz tek yoldur. Aşk kuvvetlidir, yolu üzerinde karşılaştığı tüm engelleri yokeder. Sevgiyi, dünyadaki tüm kötülüklere karşı bir zırh gibi giy. Bu zırh, hiçbir silahın delemeyeceği tek kalkandır.”

 

            Sevgi eksikliği

 

            Sevgi eksikliği, kendini, içimizde hissettiğimiz büyük bir boşlukta gösterir. Sevgisiz kişi kayıtsız olur. Doğdukları andan itibaren, herhangi bir insanla iletişim kurmamış, en ufak bir sevgi almamış çocukları düşünün. Onları yaşamdan, ışıktan yoksun, boş gözlerle bakarken görürsünüz. Yine yaşam içinde, çökmüş, hasta dolaşan bu yetişkinler, yaşam kaynağı olan sevgiden kopukturlar. Kişinin mutluluğu, sevginin gizemli ateşine sahip olduğunun bilincinde olmasına bağlıdır. Bu ateş, güzel veya çirkin, herşeye bir anlam verir. Ruh, bu bağlantıyı kurduğunda, ışık yaymaya başlar. Konuya yine Peter Deunov ile devam edelim.

 

            “Cennet sevgidir. Sevgi müziktir. Tanrısal sevgiye daldığınızda ve titreşimlerini hissettiğinizde, hayatın senfonisini anlayacaksınız.

            Bir çiçeği güneş ışığından uzaklaştırınca, peşinden meydana gelen büyük değişikliği bilirsiniz. Bir varlıktan sevgiyi alırsanız, yine aynı sonucu elde edersiniz.”

 

            Sevgi eksikliği, kişiyi, korku, üzüntü, hastalık, nefret gibi olumsuzlukla yüklü güçlere karşı korumasız bırakır. Kalbinizi sevgiye açın ve aynı anda, ışıktan kaçan bu istilacıları derin karanlıklara doğru kovalayın.

 

            Yeni yaşam

           

            Şu anda içinde bulunduğumuz çağ, güneşin doğuşundan önceki döneme benzer. Karanlık dağılır, kuşlar ötmeye başlar, tan kızıllığı dağın zirvesini okşar. Kendimizi yücelme anında buluruz: güneş doğar, aşk kendini gösterir.

 

            “… eski yaşamda, aşk neşeyle başlar ve acıyla biterdi. Yeni yaşamda, aşk neşeyle başlar ve öyle kalır.  Sevgi ve Neşe, Barış’ı doğurur. 

Sevgi tüm insanları birleştirecek yepyeni bir kültür oluşturacaktır. Sevgi, tüm varlıkları büyük bir uyum içinde birleştirir. Sevgi yaşama mükemmel bir birlik getirir. Tüm insanların düşüncelerini ve kalplerini birleştirir ve adına sevgi dediğimiz olguyu bütün kozmoza işler.

 

            Hepimiz içimizde her gün bizi biraz daha canlandıran bu alevi hissediriz. Üstad Peter Deunov bize yaşamaya başladığımız bu yeni dünya hakkında şunları söylüyor:

 

            “Dünyayı yeniden oluşturacak ve düzenleyecek olanlar, aydınlanmış ve bilinçli varlıklardır.

            Bilgi ve aşk’ın yasalarına göre, dünyamızda zengin ve yoksulların yardımlaşacağı, bilgi ve cahillerin eşit olacağı, genel, yeni bir kardeşlik doğacaktır: Bu yepyeni bir kültür olacak ve sevgi şimdi bizi bu kültüre katılmaya çağırıyor. Onu dinlemeye, onun için çalışmaya hazır mısınız?

            Çağımızın büyük acıları ve düzen bozuklukları, tıpkı büyük bir kültürün doğum sancıları gibidir. Bu patırtının ve kargaşanın ortasında kişide evrensel sevgi fikri doğacaktır. Güçlük kaynaklar, insanların kalplerinden akacaktır. İlerlemenin yasaları böyle haber veriliyor. Kişinin bilinci, belli bir gelişme düzeyine geldiğinde, sevgiye çevrilecektir.

 

            Bu sevgi enerjisinin galip geleceği, daha iyi bir dünya umuduyla…

 

 

Ben Enerjiyim!.”  adlı kitaptan alıntıdır.

            Ben Enerjiyim!.      

Chislaine D. Martel

Çeviren. Arzu Ünel

Arıon Yayınevi, İstanbul, Kasım 1995

 

 

 

10/08/2008 Posted by | - Sevginin etkisi, RUHSAL GELİŞİM | , , , , | 2 Yorum