BİLGELİKYOLU

Sevgiye ve Bilgiye sınır yoktur

EVRENSEL ENERJİ – AURA VE CHAKRA’LAR – 2

sakralar.jpg

Bir önceki yazımızda fizik bedenimizi çevreleyen enerji alanından “aura”dan, “şakralardan”, enerji merkezlerinden ve özelliklerinden söz etmiştik. Şimdi konumuza kaldığımız yerden devam edelim.

HASTALIK VE OLUŞUMU

Hastalık, yaşam enerjinizdeki kesilmelerin ya da dengesizliklerin sonucudur. Hayatınızda sizin yaptığınız ya da yapılmasına izin verdiğiniz dengesizlik ve rahatsızlıklarla ilgili olarak, bedeninizin sizi bilgilendirme işlemidir. Böylesi kesiklik ya da dengesizlik, tek bir üzüntüden, küçük küçük sinirlenmelerden ya da hayatınızda tam olarak çözümlenmemiş ve unutulmuş eski bir kavgadan ileri gelebilir. Veya daha yeni geçirdiğiniz bir tecrübenin sonucu da olabilir. İçinde bulunduğumuz ruhsal durumdan dolayı aura ve şakralardaki enerji akışında meydana gelen bu değişiklikler, insanın enerji bedeninde bir dengesizlik yaratır. Meydana gelen bu dengesizlikler veya enerji eksikliği fizik bedenimizde hastalıkları oluşturur. Hastalık, fiziki bedende kendini göstermeden önce, psişik ya da astral bedende, aura’da görünür. Aura okuyabilen bir kişi, hastalık meydana gelmeden önce onu teşhis edebilir ya da en azından bir hastalığın gelmekte olduğunu söyleyebilir.

POZİTİF DÜŞÜNCELER, AURANIN “IŞIN BEDENİN” YAŞAM KAYNAĞIDIR

İnsanın enerji alanı (aurası) her bir insanın ruhsal tekamül seviyesine göre değişiklik gösterir. İnsan düşünce bazında genişledikçe aurası da genişler. Ve aura (manyetik alan) ne kadar genişlerse ileri gidebileceği her frekansı kendine doğru çekmeye başlar. Bu tamamen insanın içinde bulunduğu ruhsal duruma (düşüncelerine ve duygularına) bağlıdır.

İnsan dünyaya gelip yetişkin biri olmaya başladığında beyni, aklı ve mantığı gelişir, belirginleşir. Ve çeşitli etkiler ve frekanslar, enerjiler, belirgin bir biçimde ortaya çıkmaya başlar. Ve bu durum, bir takım dalgalarla ruha yüklenmeye başlar. Ve insan beyinde üretmeye başlar. (değişik düşünce kalıpları, inanç sistemleri vs.) Ve insan bu ürettiklerini, düşünceler, dalgalar halinde ilk önce ruha, sonra da boşluğa (evrene) verir. İşte bu, insanın aurasıdır. (Işın bedenidir)

Pozitif düşünceler ve enerjiler, auramızın (ışın bedenimizin) yaşam kaynağıdır. Ve devamlı ışın hücreleri oluşturur ve devamlı toplar. Bunun adına sevgi de diyebiliriz.

Negatif düşünceler ise, devamlı verir ve alamaz. Bu veriş, bir boyutta artık kişinin kendi aurasından (ışın bedeninden) verişe döner. Ve çeşitli hisler sonucunda (ego, bencillik, öfke, korku, kıskançlık, dedikodu, nefret vb. gibi) beyin artık pozitif düşünce üretemez ve auraya (ışın bedene) yeni hücreler, yeni enerjiler kazandıramaz. Tam tersi diğer hücreleri de yokeder. Bu durum hastalıklara zemin hazırlar.

Bedenimiz enerji ile yaşar ve evrendeki enerjiye ihtiyaç duyar. Evrensel enerjiyi bedene alma yollarından biri de bilinçli ve düzenli olarak yapılan solunum egzersizidir. Prana yahut “hayat enerjisi” adı verilen bu enerji ve oksijen, bedene ve zihine canlılık verir.

Ayrıca şakralar üzerinde yapılan çalışmalar, renk çalışmaları, imgeleme çalışmaları, çeşitli meditasyonlar ve yoga çalışmaları, kendimizi bilme ve bulma yolunda yapılan her türlü kişisel gelişim çalışmaları, beyin kapasitemizi gittikçe arttıracak ve auramıza (ışın bedenimize) iyice pozitivite yükleyecektir.

Aldığımız enerjiyi kendimizde tutmak ve sağlıklı kalabilmek için şunlara da dikkat etmeliyiz:

1.Hayatta karşılaştığımız olaylarda dengede kalmayı öğrenmek.

2.Diğer insanlarla olan ilişkilerimizde iyilik ve sevgiyi ön plana almak.

3.Düşüncelerimizi kontrol ederek, pozitif düşünme alışkanlığını kazanmak.

4.Enerjimizi iyi yönde kullanmak.

 

Erol Yurderi
Yoga Öğretmeni

28/06/2007 Posted by | - Evrensel Enerji - Aura ve Chakra'lar - 2, YOGA | Yorum bırakın