BİLGELİKYOLU

Sevgiye ve Bilgiye sınır yoktur

GÜL’ÜN AŞKI

Gönlün baharında Nisan yağmuruyla

Sulanan Aşk Tarlası,

Gül tohumunu içine atar.

Yârın ilk başta farkındasızlığı içinde

Gafil avlanır!.

Heyhat, ne güzel bir avlanıştır,

Ah eder bu gönül yavaş yavaş,

Tohum patlar, su bulur.

Kendinden habersiz karanlık içinde yükselir.

Şems ile ilk buluşma, onu sonsuza dek sarhoş eder.

Herdem, her an, ona kavuşma arzusuyla,

Yükselir, yine yükselir.

Bilmez ki, o denli Yüksek ve Yücedir.

Ümitsizce düşmüştür içine hasret,

Acı çeker, Ah eder, Ahı perde eder.

Nafile, ümitsizdir bu vuslat!.

Gün içinde onunla dans ederken,

Gece karanlığında ay ile avunur gönül.

Onun ilk ışığı ile dans etmek için,

Bekler durur, sabreder, haz içinde.

Gün gelir, Vakit Tamam olur.

Onun o hali içinde,

Yeşillerin bağrından,

Kıpkırmızı YAKUT renkli

Sonsuzluğun simgesi GÜL,

Bir Nazar etsin kendine diye Şems,

Aşkının tesirlerini sunar ona.

Açar, açar, yanar, yanar,

Coşar, coşar.

Heyhat nafile!..

Şemsdir bu, herkese verir adaletiyle.

Bu coşku arttıkça Kendinde,

Gül, rengini alır tam haliyle.

Kokusunu alır, cezbeye girer AŞK içinde.

Bu vuslat bitmez nafile.

Ama ne var ki Güneş, o Gül ile övünür.

İşte Gül Yüzlülerin hali böyle biline!.

Aşk-ı Muhammediye ile yanan

Gönüllerin Bitmez Tükenmez Sevgisi,

Ve Kokusu, böyle neşreder gönüllere.

SIRRA eren susmalı!.

Gül gibi kokmalı.

 

Mevlâna’dan

G.G.

 

05/07/2008 Posted by | - Gül'ün aşkı, SİİRLER | , , | Yorum bırakın