BİLGELİKYOLU

Sevgiye ve Bilgiye sınır yoktur

YENİ GÜNE BAŞLARKEN

“Siz her yeni güne açınca gözünüzü farklı planlar, programlar yaparsınız düşünerek yarını, dünü. Oysa dün yaşandı bitti, yarın ise gelecek mi hiç bilinmez .. bugünün sana yaşattıkları ve yaşatacakları senin düşündüğünle örtüşmez. “Hah işte bak ben bugünü tam istediğim, düşündüğüm, hayal ettiğim gibi yaşadım” dediğinizde bilin ki tam da gerçek olmuştur Yaradanın dileği. Bir melek yolunuzu çizer, bir diğeri kapı açar, sınırlar kalkar, sunarlar size kolaylıklar, sonunda hedef bulunur. Herşey “O”nun dilediği, dediği gibi olur.”

(Meleklerden mesajlar)

Reklamlar

30/05/2012 Posted by | - Yeni güne başlarken, RUHSAL TEBLİĞLER | , | Yorum bırakın

SEVGİ EVRENDEKİ EN BÜYÜK GÜÇTÜR

SEVGİ evrendeki en büyük güçtür. Siz en küçük madde parçacıklarında, atomun çekirdeği ile elektron sisi arasındaki boşluğun SEVGİYLE dolu olduğunu keşfedeceksiniz. Bu sevgi özü sizi oluşturan özdür!. O gerçek bir güce sahiptir!. Ve bu gücü salıverdiğinizde size hiçbir şey dokunamaz!  Bu gezegen üzerinde hiçbir kötülük yada karanlık size yaklaşamaz. Çünkü siz gerçek kimliğinizin enerjisine sahip çıkmışsınızdır. Bu sevginin varlığınıza nüfuz etmesine ve huzur yaratmasına niyet ettiğinizde, o altın koltukta oturan melek harekete geçer.

KRYON

25/04/2012 Posted by | - Sevgi evrendeki en büyük güçtür, RUHSAL TEBLİĞLER | , , | Yorum bırakın

ÖZGÜRLÜK

Özgürlüklerin en güzeli, kendi kendini dizginleyen bilinçli ve ahlâklı özgürlüktür. Özgürlüklerin en çirkini, özgürlük adına tutsaklığı getirenidir.

Birincisindeki bilinç; dünya sınırlarından öteye atlayabilen bir kavrama açıklığına erişebildiği için, ahlâklıdır, sorumludur ve kendi kendini dizginler.  Bu tatlı tutsaklığın zincirleri dahi özgürlük halkalarından yapılmıştır.

İkinci özgürlük anlayışı ise;  toprağa yönelmiş geri anlayışların ve kısa  süreli  aşağılık hesapların, dünya cenneti sözü vererek, cehennemi getiren tutsaklı özgürlüktür.  Özgürlük  adına, özgürlüğün bu kurban edilişi, akan kanlarla, bu özgürlük isimli tutsaklığı boğar.

İnsan kişiliğinin kıymeti ve insan  irâdesinin sorumluluğu, onun, Tanrısal düzen çerçevesinde alabildiğine özgür oluşudur.

Denebilir ki Allah, özgürlük ve irâdenize ve onları kullanan kişiliğinize o kadar saygılıdır ki, bütün olanakları ve  pek çok evrenleri önünüze sermiştir. Onlarda  dolaşıp gezen sizsiniz. Yer nasıl sizin içinse, kollarını açmış gökler, yalnızlıktan titreşen yıldızlar, sizi ışıktan seslenişleriyle çağıran güneşler ve görünmez etkileriyle, görünmeyen tarafınızdan sizi yakalamaya çalışarak bağırlarına çağıran evrenler, hep  hep sizin içindir.

Gösterilen yollar, verilen hayat kuralları ne kadar doğru olsa ve söz verilen ufuklar ne kadar parlak olsa, insanın bunlara uyabilmesi, her şeyden önce  başarabilme  gücü ve yeteneğine  sahip olma  sorunudur.  Otomatik tekâmül (olgunlaşma), çok ağır, yavaş yürür.  “Bu böyledir”, “böyle olacaktır” diye de “böyle hareket etmen lâzım” diye,  bir insana  kesin hareket yolları göstermek, onun  gerçekten iyiliğine de olsa, sonucun güzelliğini azaltır. Ve hele şunu unutmayınız ki, sonucun zararlı oluşunun sorumluluğunu da taşırsınız.  İnsan,  değil mi ki, başını sağa sola vura vura, düşe kalka hayat yolunda yürümeye gönderilmiştir, ona ışıklar  tutar, eylemlerinde serberst bırakırsınız ki, elinden tutulan bir çocuk olmaktan kurtulsun, adımlarını kendisi hızlandırsın ve bir gün koşmaya,  uzaklıkları aşmaya alışabilsin.

Mehmet Varlık

15.10.1952

14/02/2010 Posted by | - Özgürlük, RUHSAL TEBLİĞLER | | Yorum bırakın