İNSANIN BUGÜNKÜ DURUMU…

Yüce Yaradan, insana, tekâmülünü gerçekleştirebilmesi için, kâinatın küçük bir yerinde, bir güneş sisteminde, üzerinde rahatça dolaşarak yaşayabileceği, sonsuz imkânlarla donatılmış bir dünya vermiştir. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, ormanlar, denizler, bize yoldaş olan canlılar, verimli topraklarda yetişen çeşit çeşit sebze ve meyveler, göz zevkimizi okşayan rengarenk çiçekler ve daha birçok şey, hepsi insan içindir, insanın hizmetine sunulmuştur.

Ayrıca insana, dış dünyayla irtibatını sağlaması için beş duyu, düşünebilmesi için AKIL, sevebilmesi için GÖNÜL, ruhunu geliştirebilmesi için BİLGİ verilmiştir. Sonuçta insan Yaradanına karşı borçlanmıştır.

İnsana verilen bu imkânlar karşısında günümüzde insanın yapıp ettiklerine baktığımızda ise, durum içler acısıdır… Farkındalık oluşmadığı için kendi nefsinin istekleri doğrultusunda yaşayan insanoğlu, elindekilerle yetinmiyor, sahip olduklarına şükretmiyor. Her zaman daha fazlasını isteyip bunun için çabalayıp duruyor. Kendi rahat yaşasın diye savaşlar çıkarıyor, doğal kaynakları yok edercesine kullanıyor, birbirinin hakkına göz dikiyor… Günümüzde bunun örneklerini ve sonuçlarını hepbirlikte görmekteyiz. Havamızı, suyumuzu kirlettik, ormanlarımızı yok ettik, diğer canlıları katlettik, savaşlarla birbirimizi yok ettik. Bugün insanoğlu, beslenmesinden tutun, dünyanın kaynaklarını kullanmak konusunda kendi hayrına olmayan birçok iş yapıyor ve sonuçta doğal dengeleri bozuyor. İnsanın bu bitmez istekleri ve yaptıkları, şimdi yalnızca zulüm ve felâket getiriyor. Bunun sonucu da sefâlet olacaktır elbet. Dünya ganimet alan, haksız kazanan, mal tutan, yalan söyleyen, nifak sokan, alay eden, yıkan, kıran, ayrılıkta olmayı seven insanlarla doldu. İnsanoğlu kendi sonunu kendisi hazırlıyor!..

Buna dur diyecek yine insanın kendisidir!.. Dünyanın bir eğitim, bir olgunlaşma yeri olduğunun bilincinde olmalıyız. Verilen bütün imkânları – aklımızı ve gönlümüzü devreye sokarak – iyi kullanmalıyız. Hepimizin aynı yerden gelip, aynı yere gittiğimizi unutmamalıyız… Karşımızdaki her insanın O’nun sevgisinden yaratılmış yüce bir değer, eşsiz bir varlık olduğunu bilmeliyiz. İnsanın, insandan farksızlığını anlamalıyız. Birbiririmizi daha çok sevmeliyiz. Bütünün bir parçası olduğumuzu, ancak birbirimize hizmet ederek yüceleceğimizi, gerçek kurtuluşun ancak ”BİR OLMAK’ dan” geçtiğini unutmamalıyız…

Erol Yurderi