BİLGELİKYOLU

Sevgiye ve Bilgiye sınır yoktur

TEKÂMÜL VE TEKRARDOĞUŞ KAVRAMI

ruh-olumsuzdur.jpg

Evrende yaratılmış olan her şey tekâmül etmektedir. Ruh da sonsuz olan evrende çeşitli halden hale geçerek tekâmül eder. Tekâmülün sonu yoktur, çünkü evren sonsuzdur.

Dünyamız evrende bulunan tekâmül okullarından biridir. Ruh varlığı da, dünya okuluna, belirli bir olgunluğa varmak için doğar. Tekâmül etmek için dünyaya doğan ruh, dünya üzerinde bilgi ve tecrübesini arttırmak için bir beden kullanır. Fakat bu bilgi ve tecrübe tek bir hayatta öğrenilemez çünkü buna zamanı ve enerjisi yetmez. Bu yüzden tekrardoğuşlarla insana yeni imkanlar sağlanır, tekâmül hızlandırılır. Dolayısıyla tekrardoğuşlar tekâmül için konulmuş bir Tanrı kuralıdır. Tekâmülde devamlı olarak bir yükseliş vardır, gerileme asla yoktur. Ve insan hep insan olarak doğar.

Gerçek adalet tekrardoğuşla sağlanır. Dünyada insana verilen zenginlik, sağlık güzellik, kısa ömür, fakirlik, hastalık, çirkinlik gibi değerler, ruhun bilgi ve tecrübesini arttırmaya yarayan vasıtalar olup, hepsi dünyada kalacak olan göreceli değerlerdir. Evrende her şey Tanrı’nın koyduğu kanunlarla işlemektedir. Tesadüf yoktur. Gerçek adalet sebep-sonuç kanununa göre sağlanır. Daima bir Tansıral dengelenme vardır.

İnsan kaderini kendi oluşturur. Çünkü Tanrı, ruhu bu yetenekle yaratmıştır. Maddesel evrende her şey sebep-sonuç kanununa göre yürür. Bu kanun gereği, ne ekersek onu biçeriz. Yaşadığımız bütün olaylar, başımıza gelen her şey; daha önceki hayatlarımızdaki ve bu hayattaki yaptıklarımızın doğal sonucudur. Dolayısiyle bir hayatın sonucu, gelecek hayatı hazırlar. Tanrı kimsenin alnına kara yazı yazmadığı gibi, kimseyi de kayırmaz; dili, dini, cinsiyeti, ırkı ve milliyeti ne olursa olsun, bütün insanlar O’nun gözünde birdir.

İnsan, kendi bilgi ve görgüsüyle sınırlı hür bir iradeye sahiptir; yani seçme özgürlüğü vardır. O halde sebep-sonuç kanununa göre iyilik de kötülük de insandandır ve asla bir adaletsizlik söz konusu değildir. Ne kadar ıstıraplı olaylar yaşarsak yaşayalım, ne başkalarını ne de Tanrı’yı suçlama hakkına sahip değiliz. Çünkü her şeyin sorumlusu insanın kendisidir. Seçme sorumluluğu insana aittir.

İnsana hatalarından dolayı ceza değil, telâfi imkanı verilir. Çünkü mükemmel olan Tanrı, yarattığı bu ruhu maddesel tecrübesizliğinden dolayı azarlamak ve cezalandırmak için yaratmamıştır. Dünyada beden vasıtasıyla tekamül etmekte olan ruh, dünyanın şartları gereği ancak deneyerek, yanılarak, hata yaparak, bilgi edinmektedir.

İnsanlar yardımlaşarak tekamül ederler. Evren kanunları’na göre insanların tek başlarına gelişmeleri mümkün değildir. İnsanlar ancak toplum içindeyken paylaşmayı, ortaklaşa iş yapmayı, yardımlaşmayı ve sevmeyi öğrenebililer. Ve insan ancak diğer insanlara karşılıksız hizmet etmekle gelişebilir.

Tekamül adım adım gerçekleşir. Ruh varlığı tekrar tekrar doğuşlarla maddi evrenlerdeki bilgi ve deneyimini artırarak yavaş yavaş sonsuz tekamül yolculuğunu sürdürür. Ve sonuçta varlık öyle bir tekamül seviyesine ulaşır ki, artık bedende doğmak mecburiyetinden kurtulur.

Derleyen: Erol Yurderi

Kaynak: Ruh ve Madde Yayınları

 

Reklamlar

29/06/2007 - Posted by | - Tekâmül ve Tekrardoğuş kavramı, RUHSAL GELİŞİM

6 Yorum »

  1. […] anlatacağım. Özellikle vazife kavramında ne demek istiyor buna değineceğim. Bu kavramları içselleştirebilmeniz için önem sırasına göre kavramları sıraladım. (Buraya sığmayan […]

    Pingback tarafından Dr. Bedri Ruhselman… « Düşünce Kahvesi | 19/04/2010 | Cevapla

  2. bu mevzuyu daha genıs yazsanız sevınırım

    Yorum tarafından cavıd | 28/10/2010 | Cevapla

  3. daha fazla bilgi edinmek istiyorum kaynak araştırmak incelemek.teşekkürederim

    Yorum tarafından zuhal | 31/10/2010 | Cevapla

  4. tekamül senin dediğinse insanlar bu gün melek gibi olmalı kaç bin yıldır hala olgunlaşamadık nedir.

    Yorum tarafından s.öz | 16/04/2013 | Cevapla

  5. ”Çünkü her şeyin sorumlusu insanın kendisidir. Seçme sorumluluğu insana aittir” :)))

    Yorum tarafından havva | 26/05/2013 | Cevapla

  6. Aslolan ,tekamül.Reenkarnasyona inanmamızı inancımız engelliyor.Ben böyle biliyorum.İnanacımızın tekamül kavramına zıt olduğunu düşünmüyorum. Cehennemde tekamül edilir mi? En azından Cehennem sonsuz kafirler ve münafıklar için…Bütün sır, zaman kavramında ve kaderde. Zaman nedir? Mekan nedir?v.s. Kuran’ın yanlış olma ihtimali yok.O halde çelişki olmaması için,kavramların bir şekilde örtüşmesi gerekiyor. Kur’an üzerinden kandırılma ihtimali beni çılgına çeviriyor.Sonsuz tekamül Cennet’te olamaz mı?Ve sonsuz tekamül kavramını reddedenler sonsuz Cehennem’e gidiyor olamaz mı?Kafam karışıyor.Teşevvüşteyim.

    Yorum tarafından Erkan Aslan | 03/08/2014 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: