BİLGELİKYOLU

Sevgiye ve Bilgiye sınır yoktur

HİÇLİK

meditation-hiclik.gif

İnsanı zamanın ötesindeki bilinç düzeyine hazırlayacak olan iki sihirli sözcük vardır. Sevgi ve İyilik. Fakat bunların yanında bir sözcük daha var ki, buna ulaşmak daha zordur. HİÇLİK.

Sevgi ve iyiliğin bize getireceği duygu. Nedir hiçlik? Nasıl bir duygudur? Hiçlik’ten ne anlıyoruz? İsterseniz konuya önce madde boyutunda hiçliği hissetmekle başlayalım. Eğer birgün, yaşadığınız yeri bir uzaylıya tarif etmek durumunda kalsaydınız, ne gibi bir cevap verirdiniz? Bilimsel verilere dayanarak belki şunları söyleyecektiniz. “Samanyolu adı verilen muhteşem bir galaksinin, dış kenarında yer alan küçük bir güneş sisteminin, üçüncü gezegeninde yaşayan varlıklarız.” Ama bu cevap onun için hiçbir anlam ifade etmeyecekti. Çünkü samanyolu galaksisi 300 milyar güneşten oluşuyordu. Ve evrende bizimki gibi, milyarlarca başka galaksi de vardı. Bizim içinde bulunduğumuz güneş sistemi gibi, milyarlarca güneş sistemi bir araya gelerek bir galaksi meydana getirir. Milyarlarca galaksi de, bir araya geldiğinde bir evreni oluşturur. Sonsuzlukta birçok evren düşünün ve o evrenler içinde kendinizi!.. Bu duygu sizi mutlaka hiçliğe götürecektir.

Bir spiritüel bilgi bakın bu sonsuzluğu nasıl anlatıyor:

galaksi1a1.jpg

“Enini bilmediğiniz bir genişlik, ucunu düşünemediğiniz bir uzunluktasınız. Ve biliniz ki, mutlak şimdi sizin içinde bulunduğunuz o yer bile sınırlıdır, bir başka uçsuz bucaksızın içinde. Ve biliniz ki, öylesine uzanmıştır uzunluklar, genişlikler. Ve biliniz ki, en bilemeyeceğiniz yerin, en göremeyeceğiniz yerin en üstünde yalnız O, yalnız O’nun emri vardır. Ve şimdi siz küçüklüğünüzü böylece görüp, O’ndan, O’nun emrinden şüphe etmenin ne olduğunu düşünün.”

Sonsuzluk!.. Güneş sistemimizi, galaksileri, evrenimizi, sonsuzluk olarak düşünelim!.. Hepimiz, sonsuzluğun birer parçalarıyız. Fakat biz insanlar, sonsuzluk içinde küçük bir nokta bile değiliz. Ama evrende bir yerimiz var. Ve bir ruh varlığı olarak, bu sonsuz yolculukta tekâmül ederek, Yaradan’a doğru gidiyoruz.

Bu gidişte iki büyük kombinasyon vardır. Bunlar, “kuşkusuz sonsuzluk” ve “koşulsuz sevgi”dir. Çünkü biz insan varlıklarının ve bütün ruh varlıklarının -hangi boyutta olurlarsa olsunlar- yürüyecekleri yollar ve yaşayacakları tekâmüller, devamlı bu iki kombinasyondan geçer.

Kuşkusuz sonsuzluk geometrik bir şekildir. Ve hep yukarıya doğru bir gidiş vardır. Hep bir aşama gerektirir. Ve sonsuzluktur. Hiçbir kuşkuya yer vermez. Koşulsuz sevgi de geometrik bir şekildir ve onda da hep yukarıya doğru bir gidiş vardır. Hep bir aşama gerektirir ve sonsuzdur. Unutmayalım ki, sonsuzluk da bir noktadır ve YARADAN’LA bir olabilir ancak. Fakat tekâmüllerimiz için bu iki şeklin oluşturduğu kombinasyon şarttır. Çünkü yükseliş, özü buluş, bu kombinasyonu gerektirir. Kuşkusuz sonsuzluk ve koşulsuz sevgi. Ancak bunu yaşayış, bunu idrak ve farkındalık, insanları istenen şuur ve şuurluluk düzeyine getirecektir. Evrenimiz de çok büyük bir şuurdan oluşmuştur. Ve onu ancak içimizde, özümüzde yaşayabiliriz. Onu ancak şuurumuzda yaşatabiliriz. Fakat önemli olan O’nun ışığını, bilgisini özümüzde ve şuurumuzda bulmamızdır!.. Ve bunu ta içimizde hissetmemizdir. Bu duyguyu, bu şuuru koşulsuz sevmemizdir.

Evrende hiyerarşik bir düzen de vardır. Bizlerin üzerinde değişik düzenler ve planlar yer alır. Bu düzenler ve planlar hep var olmuştur ve olacaktır. Bütün varlıkların tekâmül seviyelerini düzenleyen planlar vardır. Bu düzenlerde ve planlarda yer alan varlıklar da, tekâmüllerinde farklı aşamalar yaparak, belirli kapılardan geçerek, oralara ulaşmışlardır. Bütün bu düzenler ve planlar tekâmül zincirinin halkalarıdır ve birbirlerine sıkıca kenetlenmişlerdir. Bu düzenlerin varlıkları düşüncede, iyilikte, bilgide ve sevgide belirli bir olgunluğa erişmişlerdir. Onlar dahi kendilerini sonsuzlukta bir nokta olarak görmektedir. Çünkü Tanrı bilgisinin ve sevgisinin sonsuz olduğunu görmüşler, yükseldikçe kendi küçüklüklerinin farkındalığını yaşamışlardır. Ve bu onlarda bir “hiçlik” duygusu oluşturmuştur.

Manevi anlamda hiçliğin tarifi şudur; “Hiçlik, Tanrının yüceliği ve bilgisi karşısında, O’na hayranlık ve saygı duyarak, kendi küçüklüğünün farkındalığını yaşama halidir.” Hiçlikte bilginin getirdiği büyük bir tevazu da vardır. Hiçlik aynı zamanda büyük bir bilgeliktir. Ayrıca hiçlikte kendini, yerini ve haddini bilme hali de vardır.

Evet, yaşam bir sonsuzluktur. Bunu bir bilebilsek!.. Korkularımızdan, kontrollerimizden, kendimizi “ben” dediğimiz duygularımızdan bir kurtarabilsek! Önce kendimizi, sonra herkesi, sonuçta hiçliği sevebilsek!.. Hiçlik kadar küçülebilsek, o noktaya varabilsek!.. O zaman neler olacağını, nerelere varabileceğimizi bir görebilsek!.. Bunu, şimdiki halimizle bir kıyaslayabilsek, bir karşılaştırabilsek!.

Bizler buraya doğru yol alan varlıklarız. Bütün ruhsal çalışmalar bizi özümüze, Tanrı’ya götürmektedir. Ama herşeyden önce bilgeliğe doğru büyük adımlar attırmaktadır. İşte burada bulmamız, ulaşmamız gereken yer “hiçlik” olmalıdır. İşte bu hiçlik, sadece bu hiçlik, bizi bilgeliğe götürür.

Tekrar sonsuzluğa dönelim. Sonsuzluk, uçsuz bucaksız sonsuzluk!.. Bizler bu sonsuzlukta sadece bir noktayız, görünmeyecek kadar küçük bir nokta, tıpkı düşünce gibi, tıpkı bilgi gibi. Düşünün!.. Tanrının büyüklüğünü, gücünü, bilgiyi ve sevgiyi düşünün!.. Öğrenilen bütün bilgiler ise, küçücük bir nokta. Bu noktaları hep birlikte çoğaltalım, bir çığ gibi büyültelim. Çünkü bu bilginin ve sevginin büyümesidir. Hep birlikte bunun bilincine varalım. Çünkü artık gerçek zamanıdır, uyanış zamanıdır. Bu uyanışı hep beraber yaşayalım!.. Bu ışığı yakalayalım!.. Bunun yolu da doğrunun yoludur. Tanrı’nın, ilâhinin, sevginin yoludur. İnsan olmanın yoludur, birliğin yoludur. Ve buradaki en büyük bilgi ise “hiçlik”tir. Tanrıya, birliğe varmanın yolu hiçlikten geçer. Bunu sakın unutmayalım!..

Erol Yurderi

Reklamlar

29/06/2007 - Posted by | - Hiçlik, RUHSAL GELİŞİM | , , , ,

15 Yorum »

  1. Yazdiklariniz cok mantikli geldi. Acaba Ahmed Hulusiden haberiniz varmi? Tavsiye ederim. Tanri kavrami yalnistir yalnizca Allah vardir, ama sanirim sizin kast ettiginiz Allah.
    http://www.ahmedhulusi.org

    Yorum tarafından esra | 04/12/2007 | Cevapla

  2. İlginiz için çok teşekkür ederim Esra hanım. Yazımda “Tanrı” veya “O” derken Allah’ı kastedmekteyim. Saygılar.

    Yorum tarafından yurderi | 05/12/2007 | Cevapla

  3. mükemmel..üzerine farid ferjad ”taghtam deh” eserini dinleyiniz. eserin adı hiçlik olarak bilinir. teşekkürler insanların içindeki bilgeliğe tercüman olanlara, bu yolda yalnız gidilirken tek olmadığımızı anlatanlara teşekkürler…

    Yorum tarafından fikircik | 03/02/2009 | Cevapla

  4. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim Fikircik. İranli, Farid ferjad’i hiç dinlememiştim, gerçekten güzel bir yorumcuymuş. Sayenizde tanıma fırsatı buldum. :)
    Sevgiler.

    Yorum tarafından yurderi | 03/02/2009 | Cevapla

    • beğendiğinize sevindim, çok güzel şeyler var hayatta ulaşmak ve vesile olmak bize bağlı ..payımıza düşeni arttırabilmemiz ümidiyle ..

      Yorum tarafından fikircik | 21/06/2009 | Cevapla

  5. asil ve çok ayrıntılı buldum.teşekkürler yüreğinize sağlık varlığınıza şükürler.yazılarınıza yüreğimle dokundum.bağışlayınız

    sevgi ve saygıyla kalınız

    Yorum tarafından yesim aysem | 17/02/2009 | Cevapla

  6. Yorumunuz için çok teşekkür ederim Yeşim hanım. Ben de sitenizdeki resimlerinizi keyifle izledim. Başarılarınızın devamını diliyorum.

    Saygılar, sevgiler…

    Yorum tarafından yurderi | 18/02/2009 | Cevapla

  7. Hiç yok’un yanında evrendir galaksidir.. Sevgili yazar, bu noktadan sonra mesele ilahi telaşlı olmaktır. Hiçliğe vakıf olduktan sonra yapılacak iş telaşlı olarak yapılır. O da benlikle kazanmak ve telaşlı telaşı onu toplumun menfaati için paylaştırmaktır. Kazan ver. Kazan dağıt. Ama muhakkak başar ve muhakkak paylaş.. Madem hiçlik bilgelikse bilgi veya bilgeden fayda çıkmıyorsa onun ne anlamı var. Anlamsız bir sonuca bağlanan hiç düşüncesi olmaz. Olmamalı. selam ederim. ercan. can can er can.

    Yorum tarafından ercan aydın | 04/03/2010 | Cevapla

    • Sevgili Ercan Aydın.. Önce yorumunuz için çok teşekkür ederim. Hiçlik duygusunu şu anlamda kullanmıştım.“Hiçlik, Tanrının yüceliği ve bilgisi karşısında, O’na hayranlık ve saygı duyarak, kendi küçüklüğünün farkındalığını yaşama halidir.” Bu farkındalıkta büyük bir tevazu, kendini, yerini ve haddini bilme hali vardır. Hiçlik aynı zamanda büyük bir bilgeliktir. Bu bilgelik hali söylediğiniz gibi insanı vermeye ve hizmete götürecektir elbet…
      Saygılar, Sevgiler…

      Yorum tarafından yurderi | 04/03/2010 | Cevapla

  8. ben ilk defa bir yazıyı bu kadar iştahlı bir şekilde okudum,yazınız ile karşılaşmamdaki neden teknoloji olsa bile tesadüfem mutlak bir yerde karşılaşacaktı bu yazı ile,yazınızı beğendim yalnız tanrı ve allah olarak isimlendirmek bana çok anlamsız gelmektedir gücün varlığı kesinlik kazanmıştır bunu inkar edemem bende,ama bu gücün isimlendirilmesini yanlış buluyorum..isimlendirenlerin geçmişene baktığımda (dedeleri ve dedelerimiz )savaş ve göz yaşından başka hiçbirşey yaşamamıştır…

    Yorum tarafından onur sayar | 31/08/2010 | Cevapla

  9. http://benimadimhickimsee.blogspot.com/

    hiçlik, hiçlik, hiçlik…

    Yorum tarafından beimadımhiçkimse | 29/07/2012 | Cevapla

  10. sitenizdeki bütün yazıları okudum hepsi birbirinden güzel yazılardı tebrik ediyoru m size bir önerim var bunları sesli hale getirebilirmisiniz çalışırkende kitab okumaya dinlemeye fırsat bulmuş olurum

    Yorum tarafından murat | 11/08/2014 | Cevapla

  11. Hiçlik diye bir şey yoktur.Allahın yarattığı insanlar olarak boş şeylerle uğraşırsak evrende bir hiç oluruz.Aklımız var üretimimiz var yaşamda bir yerimiz var.Allahın gücüyle varız .Tabii ki gücümüzü Allahın gücüyle karşılaştıramayız.O nun yarattığı insanız.Gerisi doğru yolda ilerlemektir.Evrenden aldığımız enerjimiz bile Allahın gücü.Bizler bunu olumsuz yönlerde değil ,olumlu yönlerde kullanmalıyız.

    Yorum tarafından Nesrin | 15/12/2014 | Cevapla

  12. Felsefi olarak Hiçlik var olabilir ,Hiç üzerine yorum ve matematik yapılamaz, Hiçlik algı ve sinyal vermez vede düşünülemez, Yok sözcüğü, Hiçliğin tanımı değildir. Hiç beraberin de karşıtını ve benzerini getirmez Dualiter ve Semiyotik anlamda Hiçliği kavrayamayız. Hiçlik, varlık ve yokluğun söz konusu olmadığı kendine özgü bir durumdur. Aynı durum ve belirsizlik Hakikat olgusu için de geçerlidir. Teşekkürler.

    Yorum tarafından Hemşinli Agop | 23/04/2017 | Cevapla

  13. Yazi guzel bunu bir hicken okuyorum bilgelik yoluna girmekse inanin bilerek bu yola girmedim ne kadar derin hissettigimi anlatamam hiçim daha otesi varsa daha ötesiyim tum hucrelerimde hissediyorum daha once hiclik konusunu okudugumda bu duyguyu hissetmeye calistigimda o hissi hissedememistim simdi sacimin telinden ayaklarima kadar hiçim ne olcak bundan sonra

    Yorum tarafından Alev | 04/08/2017 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: