İNCİTME GÖNÜL
Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül,
Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül.
Başın olsa da yüksek, gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek yolu incitme gönül!
Mevlâ verince azma, geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül.
Dokunur gayretine, karışma hikmetine
Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül.
Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma
Sevene diken olma, gülü incitme gönül.
Konuşmak bize mahsus, olsa da bir güzel süs,
Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül.
Yunus Emre

Peki, incitmeyelim ama, incindiğimizde nasıl başedeceğiz?
-kendimizi ve hayatı sevelim
-küçük şeylere takılmayalım
-insanlara sevgiyle yaklaşalım
-kontrolumuzde olmayan şeylere kafa yormayalım
-fazlada beklenti içinde olmayalım
incinmemek için alınganlığı bir tarafa atacağız :) herkesi olduğu gibi kabul edeceğiz, kendimizi çok fazla düşünmeyeceğiz, etrafımızdaki insanların iyiliğini düşüneceğiz, sanki herşey bizim kontrolümüzdeymiş gibi düşünmeyeceğiz, kendi kendimize baş başa kalıp iç sesimize kulak vereceğiz, ona sonsuz güveneceğiz ve sabretmeyi öğreneceğiz..
Ayrıca incindiğimizde aslında karşı taraf yüzünden incindiğimizi düşünürüz halbuki incinmemizin sebebi yine bizim yüzümüzdendir. ;)
Vay be :)
ve şükredeceğiz.. :)
Çok şükür elhamdülillah.
Ettim :)