HAYATI OLDUĞU GİBİ KABUL EDİN

Birçok felsefenin en temel mânevi ilkelerinden biri, hayatın belirlediğiniz gibi olmasında ısrar etmeyip, yüreğinizi o anda “olanlara” açık tutmak düşüncesidir. Bu düşünce çok önemlidir, çünkü içimizdeki mücadelelerin çoğu hayatı kontrol etme arzusundan ve gerçekte olduğundan farklı hale getirme ısrarından kaynaklanmaktadır. Ne var ki, hayat her zaman istediğimiz gibi değildir… sadece olduğu gibidir. Bizim huzurumuz, o anın gerçeğini ne kadar kabul edebildiğimize bağlıdır.
Hayatın nasıl olması gerektiği konusunda önceden oluşturduğumuz kavramlar varsa, bunlar, içinde yaşadığımız anın tadını çıkarmamıza ve o durumlardan ders almamıza engel olur. Bu yüzden, belki de bizim için mükemmel bir uyanışa yol açacak olayların değerini anlayamayız.
Bir çocuğun yakınmalarına, ya da eşinizin hoşnutsuzluğuna tepki göstermektense, yüreğinizi açın ve o anı olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Onların sizin beklediğiniz gibi davranmayışlarına itiraz etmeyin. Ya da, üzerinde epey çalışmış olduğunuz bir proje reddedildiği taktirde, bozguna uğramış gibi hissetmeden, “Ne yapalım, gelecek sefere kabul ettiririm” diye düşünün. Derin bir soluk alın ve tepkinizi yumuşatın.
Yüreğinizi bu şeklide açarken amacınız yakınmalardan, reddedilmekten, ya da, başarısızlıktan hoşlanıyormuş gibi görünmek değildir; sadece hayat umduğunuz gibi gerçekleşmediği zamanlarda, bunu kolayca kabullenebilecek hale gelmektir. Günlük yaşamın zorlukları içinde yüreğinizi açmayı öğrenebilirseniz, o güne kadar sizi hep rahatsız etmiş olan şeyleri artık sorun olarak görmeyi bırakırsınız. Perspektifiniz derinleşir. Mücadele ettiğiniz şeylerle savaşmaya başladığınız zaman hayat gerçekten bir savaş haline gelebilir. Tıpkı bir ping pong maçına döner ve siz kendinizi top yerinde bulursunuz. Oysa, kendiniz o anın akışına bırakıp, olanları telaşsızca kabullendiğiniz taktirde içinizde daha huzurlu duygular belirecektir. Karşınıza çıkacak küçük zorluklar üzerinde bu tekniği deneyin. Giderek aynı bilinçli davranışı daha büyük olaylar üzerinde de uygulayabilir hale geleceksiniz. Bu da gerçekten çok güçlü olmanızı sağlayacaktır.
Kaynak: Ufak Şeyleri Dert etmeyin
Dr. Richard Carlson
Alkım Yayınları, İstanbul, 2006
5 Yorum »
Yorum yapın
-
Yeni
-
Bağlantılar
Bu site yaklaşık bir yıldır anasayfam…
İçindeki konuları ilgiyle okuyorum. Her ay farklı bir öğretiye,alana tuttuğunuz ışıktan ben de faydalanmaya çalışıyorum.
Ama özellikle bu yazı sanırım duymaya en çok ihtiyacım olan konulardan biriydi.
Dokunduğunuz hayatlar ve paylaşımlarınız için çok ama çok teşekkürler … :)
Merhaba Serenay Yargıç …
Bilgelikyolunu takip ettiğiniz için aslında ben çok teşekkür ederim.
Sevgiyle kalın.
Her cümle hanesi sanki bir eğitmen melek erdisi…
Tesadüf değil size rastlamam, demek yolların kesişmesi gerekliymiş ki, bende ki birşeyleri destekledi+ desteklemekte…
Ruhunuza sağlık can dost…
Sevgi ve saygılarımla
İnci Tun
Merhaba İnci hanım,
Evrende tesadüf diye birşey yoktur. :) Yaşadıklarınız, okuduklarınız, kısaca tüm öğrendikleriniz “sizde (içinizde) var olanı” ortaya ortaya çıkarmak içindir.
Sevgiyle kalın.
Erol Yurderi
VAR OLANI SORGULAMAMAK GEREKİR BAZEN