BİLGELİKYOLU

Sevgiye ve Bilgiye sınır yoktur

SEVİNÇ TÜRKÜSÜ

schiller1

Friedrich von Schiller  (1759 –1805)

 

 

SEVİNÇ TÜRKÜSÜ

 

Sevinç, göklerin parlak yıldızı

Cennet bahçelerinin güzel kızı

Sen ey en kutsal, Tanrısal varlıkların bir eşi

Tapınağına girerken sarhoşuz hep ve ateşli

Yeniden birleştiriyor senin büyülü adın

Zamanın kıyasıya ayırdığı her şeyi

Dokununca onlara senin beyaz kanadın

Kardeş olur insanlar, birbirinin benzeri

 

Kollarımı açtım, koşun gelin milyonlar

Tüm dünyayı öpmek istiyorum şu anda

Kardeşler, yıldızların üzerinde, yukarıda

İyi biliyorum, sevgili bir Yüce var

 

Kim ermişse yüce mutluluğuna

Bir dost ile dost olmanın

Kim kazanmışsa kalbini bir soylu kadının

Evet, kim bu yeryüzünde

Bir cana, canım diyebilmişse

Gelsin katılsın sevincimize

Ama kim tadamamışsa bunu ömründe

Ağlayarak ayrılsın aramızdan, ne çare

 

Ey yeryüzünde rahatça dolaşanlar

Aşk ve sevgi önünde saygıyla eğiliniz

Evrende ve her yerde hep O var

Sevgi O’nun yolunda biricik önderimiz

 

Tanrıya karşı gelmek yaraşmaz insana

Güzel olan O’na benzemektir daima

Dertliler, biçareler katılsın birliğimize

Gelsinler, girsinler mutlu cennetimize

Kini ve intikamı bırakalım bir yana

Affedelim en büyük düşmanımızı da

Gerek kalmasın artık gözyaşlarına

Kıvranmasın kimse acıyla, ıstırapla

 

Gelin yırtalım intikam defterini

Barışalım, unutarak geçmişteki kinleri

Kardeşim, biz affedersek birbirimizi

Tanrı haydi haydi bağışlar bizi

 

Milyonlarca insan, kucaklayın birbirinizi

Sevinç sarsın tüm gönüllerinizi

Yıldızlı göğün üstünde, iyi biliyorum dostlar

Sizi böyle görmek isteyen bir Tanrı var

 

Ne duruyorsunuz, kucaklayın birbirinizi

Sevinç sarsın tüm gönüllerinizi

Sevinç ki, Tanrının kutsal kıvılcımı

Cennet bahçelerinin güzel kızı…

 

Friedrich Schiller’den çeviridir.

24/05/2009 Yazan: yurderi | - Sevinç Türküsü, SİİRLER | , | Henüz Yorum Yok

HAYATI OLDUĞU GİBİ KABUL EDİN

yasam

Birçok felsefenin en temel mânevi ilkelerinden biri, hayatın belirlediğiniz gibi olmasında ısrar etmeyip, yüreğinizi o anda “olanlara” açık tutmak düşüncesidir. Bu düşünce çok önemlidir, çünkü içimizdeki mücadelelerin çoğu hayatı kontrol etme arzusundan ve gerçekte olduğundan farklı hale getirme ısrarından kaynaklanmaktadır.  Ne var ki, hayat her zaman  istediğimiz gibi değildir…  sadece olduğu gibidir.  Bizim huzurumuz,  o anın gerçeğini ne kadar kabul edebildiğimize bağlıdır.

Hayatın nasıl olması gerektiği konusunda önceden oluşturduğumuz kavramlar varsa, bunlar, içinde yaşadığımız anın tadını çıkarmamıza ve o durumlardan ders almamıza engel olur. Bu yüzden, belki de bizim için mükemmel bir uyanışa yol açacak olayların değerini anlayamayız.

Bir çocuğun yakınmalarına, ya da eşinizin hoşnutsuzluğuna tepki göstermektense, yüreğinizi açın ve o anı olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Onların sizin beklediğiniz gibi davranmayışlarına itiraz etmeyin. Ya da, üzerinde epey çalışmış olduğunuz bir proje reddedildiği taktirde, bozguna uğramış gibi hissetmeden, “Ne yapalım, gelecek sefere kabul ettiririm” diye düşünün.  Derin bir soluk alın ve tepkinizi yumuşatın.

Yüreğinizi bu şeklide açarken amacınız yakınmalardan, reddedilmekten, ya da, başarısızlıktan hoşlanıyormuş gibi görünmek değildir; sadece hayat umduğunuz gibi gerçekleşmediği zamanlarda, bunu kolayca kabullenebilecek hale gelmektir. Günlük yaşamın zorlukları içinde yüreğinizi açmayı öğrenebilirseniz, o güne kadar sizi hep rahatsız etmiş olan şeyleri artık sorun olarak görmeyi bırakırsınız. Perspektifiniz derinleşir.  Mücadele ettiğiniz şeylerle savaşmaya başladığınız zaman hayat gerçekten bir savaş haline gelebilir. Tıpkı bir ping pong maçına döner ve siz kendinizi top yerinde bulursunuz. Oysa, kendiniz o anın  akışına bırakıp, olanları telaşsızca kabullendiğiniz taktirde içinizde daha huzurlu duygular belirecektir. Karşınıza çıkacak küçük zorluklar üzerinde bu tekniği deneyin. Giderek aynı bilinçli davranışı daha büyük olaylar üzerinde de uygulayabilir hale geleceksiniz. Bu da gerçekten çok güçlü olmanızı sağlayacaktır.

Kaynak: Ufak Şeyleri Dert etmeyin

Dr. Richard Carlson

Alkım Yayınları, İstanbul, 2006

21/05/2009 Yazan: yurderi | - Hayatı olduğu gibi kabul edin, ÇEŞİTLİ YAZILAR | | 5 Yorum